Skip to main content

Güneşi Kaybettiğinde Değerini Anlarsın : Passenger

Passenger. Adını ilk kez duyduğum bir grup. Hatta duymaya yeltenmeden bir anda YouTube’da dolanırken çıktı karşıma “let her go” parçası ile. Sözleri falan da hoş. Beğendim. Sizinde beğeneceğinizi ümit ederek burada paylaşmak istedim. Hem sözleri hem de parçayı bulabilirsiniz.

Well you only need the light when it’s burning low
Işığa yalnızca güneş ışığı düşük olduğunda ihtiyacın olur
Only miss the sun when it starts to snow
Ve güneşi, yalnızca kar yağmaya başladığında özlersin
Only know you love her when you let her go
Ve onu sevdiğini yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın

Only know you’ve been high when you’re feeling low
Kendini mutsuz hissettiğin dönemlerde yüksek olduğunu bilirsin
Only hate the road when you’re missin’ home
Evi özlediğin zaman yalnızca yoldan nefret edersin
Only know you love her when you let her go
Ve onu sevdiğini, yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın
And you let her go
Gitmesine izin verdiğinde

Staring at the bottom of your glass
Camının dibinde bakakalırsın
Hoping one day you’ll make a dream last
Ve bir gün bu rüyanın uzun süreceğini umarak
But dreams come slow and they go so fast
Ancak rüyalar yavaş gelir ve hızlı giderler

You see her when you close your eyes
Onu, yalnızca gözlerini kapattığınde görürsün
Maybe one day you’ll understand why
Belki bir gün nede olduğunu anlarsın
Everything you touch surely dies
Dokunduğun herşey elbet bir gün ölecek

But you only need the light when it’s burning low
Ama ışığa, yalnızca güneş ışığı düşük olduğunda ihtiyacın olur
Only miss the sun when it starts to snow
Ve güneşi, yalnızca kar yağmaya başladığında özlersin
Only know you love her when you let her go
Ve onu sevdiğini yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın

Only know you’ve been high when you’re feeling low
Kendini mutsuz hissettiğin dönemlerde yüksek olduğunu bilirsin
Only hate the road when you’re missin’ home
Evi özlediğin zaman yalnızca yoldan nefret edersin
Only know you love her when you let her go
Ve onu sevdiğini, yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın
And you let her go
Gitmesine izin verdiğinde

Staring at the ceiling in the dark
Karanlıkta tavana bakaduruyorsun
Same old empty feeling in your heart
Kalbinde o eski bilindik boş his
‘Cause love comes slow and it goes so fast
Çünkü aşk çok yavaş gelir ve hızlı bir şekilde gider

Well you see her when you fall asleep

Onu, uyuyakaldığında görürsün

But never to touch and never to keep

Ancak hiç dokunmaz hiç tutmazsın

‘Cause you loved her too much

Çünkü onu o kadar sevmişsindir ki

And you dived too deep

Derinlere dalmışsındırWell you only need the light when it’s burning low

Işığa yalnızca güneş ışığı düşük olduğunda ihtiyacın olur

Only miss the sun when it starts to snow

Ve güneşi, yalnızca kar yağmaya başladığında özlersin

Only know you love her when you let her go

Ve onu sevdiğini yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsınOnly know you’ve been high when you’re feeling low

Kendini mutsuz hissettiğin dönemlerde yüksek olduğunu bilirsin

Only hate the road when you’re missin’ home

Evi özlediğin zaman yalnızca yoldan nefret edersin

Only know you love her when you let her go

Ve onu sevdiğini, yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsınAnd you let her go

Ve onun gitmesine izin verirsin

And you let her go

Ve onun gitmesine izin verirsin

And you let her go

Ve onun gitmesine izin verirsinCause you only need the light when it’s burning low

Çünkü yalnızca güneş ışığı düşük olduğunda ihtiyacın olur

Only miss the sun when it starts to snow

Ve güneşi, yalnızca kar yağmaya başladığında özlersin

Only know you love her when you let her go

Ve onu sevdiğini yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsınOnly know you’ve been high when you’re feeling low

Kendini mutsuz hissettiğin dönemlerde yüksek olduğunu bilirsin

Only hate the road when you’re missin’ home

Evi özlediğin zaman yalnızca yoldan nefret edersin

Only know you love her when you let her go

Ve onu sevdiğini, yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın

Cause you only need the light when it’s burning low
Çünkü ışığa yalnızca güneş ışığı düşük olduğunda ihtiyacın olur
Only miss the sun when it starts to snow
Ve güneşi, yalnızca kar yağmaya başladığında özlersin
Only know you love her when you let her go
Ve onu sevdiğini yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın

Only know you’ve been high when you’re feeling low
Kendini mutsuz hissettiğin dönemlerde yüksek olduğunu bilirsin
Only hate the road when you’re missin’ home
Evi özlediğin zaman yalnızca yoldan nefret edersin
Only know you love her when you let her go
Ve onu sevdiğini, yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın

And you let her go
Ve onun gitmesine izin verirsin

Ömer Faruk Yalçın

Ömer Faruk Yalçın

Wordpress Uzmanı

Yorum Yap (Toplam: 0 yorum.)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*