Skip to main content

Biliyorum

Biliyorum,
Yorgun düştüğünü.
Havaların seni üşüttüğünü biliyorum.
Güneş pervasızca vursa bile yüzüne.
Kader, kısmet deyip sorana
Geceleri yastık ıslattığını, biliyorum.
Her şeyi bildiğimi,
Çektiğin her acıdan fazlasını çektiğimi bildiğini,
Biliyorum.

Her gün geçmek zorundayım aynı yoldan.
Anneme babama ben gidiyorum diyemem ki?
Çekip gidemem ki,
Koca adamsın der sustururlar.
Babam çeker kenara, annen üzülür der; yapamam.
Yapamam, biliyorum.
Her sabah bu yolu yürümek zorundayım.

Hala elinin sıcaklığını hissediyorum bu sokakta.
Mehmet amcanın bakkalından aşırdığımız çilekleri,
Nergis teyzenin bahçesinden yolup getirdiğim gülleri..
Her sabah aynı yolda aynı nefesi çekiyorum.
Artık hayat vermiyor,
Güller sen kokmuyor artık,
Çilekler; hani hep ekşisi gelirdi ya bana,
Artık hiç biri tatlı gelmiyor.

Biliyorum.
Şuan beni düşündüğünü,
Seni düşündüğümü bildiğini,
Ve çıkarıp attığın yüzüğü
Hani ben arkamı döndüğümde saklıca yerden aldığın
Elinde ovaladığını, biliyorum.
Benimki hala parmağımda
Bildiğini, biliyorum..

Ne kadar da iyi tanıyoruz birbirimizi
Yokluğumuzda bile ne yapacağımızı bilecek kadar
Sen her üşüdüğünde bana savuracaksın hakaretleri
Bense her acıktığımda..
Pantolanlarımı ütülemek pek adetim değildi
Alıştırdığın için sinirleneceğim sana her sabah.
Sen her gece bense zorla tutup kendimi
İki güne bir hıçkıra hıçkıra ağlayacağım.
Mehmet amca adam olamadın diye sitem yanacak,
Nergis teyze nerede benim kızım diye hesap soracak her sabah.

Biliyorum,
Burada yazdığım her şeyi okuduğunu
Ve kapımı çalmayacak gururunu.
Benimse dönmeyen dilimi,
Biliyorum.

BU İÇERİK ÖMER FARUK YALÇIN TARAFINDAN OLUŞTURULMUŞTUR İZİNSİZ KOPYALANMASI YASAKTIR.
Ömer Faruk Yalçın

Ömer Faruk Yalçın

Wordpress Uzmanı